İcra Hukuku

Noter aracılığı ile gönderilen ihtarnameye cevap verilmesi gerekir mi?

İhtarname, Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nin 98.Maddesinde “Her türlü hukuki işlemlerde muhatabına kanun, sözleşme, örf ve adetten doğan hak ve isteklerin yazılı şekilde bildirilmesi veya haber verilmesi için yapılan işlemlere ihtarname veya ihbarname denir.” olarak açıklanmıştır.

İhtarnamenin gönderilmesi bakımından mevzuatımızda birtakım istisnai emredici düzenlemeler bulunsada, gönderilen bir ihtarnameye cevap verilmesine ilişkin mevzuatta hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle ister noter kanalıyla olsun isterse de başka yollardan olsun, gönderilen bir ihtarnameye cevap verilmesi yasal olarak zorunlu değildir. İhtarnameye cevap verilmesi zorunlu olmadığı gibi, gönderilmiş bir ihtarnameye cevap verilmesinde herhangi bir süre sınırı da bulunmamaktadır.

İhtarnameye cevap verilmesi zorunlu olmadığından, kişilerin cevap vermeme dolayısıyla herhangi bir hak kaybına uğramaları da mümkün değildir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki, çekilen ihtarnamede uyarıda bulunulan dava ve icra takibi gibi muhtemel hukuki işlemlere karşı öncesinde beyanda bulunmak isteyen ya da karşı tarafın ihtarnamede belirttiği uyarılara cevap vermek isteyen kişilerin, kendilerine gönderilen ihtarnameye cevap vermeleri, ileride doğması muhtemel hak kayıplarını önleyecektir. Bu sebeple ihtarnameye cevap verilmek istendiğinde, bu cevabın maddi imkanlar elverdiği ölçüde alanında uzman bir avukatın hukuki desteği ile hazırlanması önem arz etmektedir.

89/1 haciz ihbarnamesi nedir?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun "Alacaklar ve üçüncü şahıs elinde haczedilen mallar hakkında" başlıklı 89. Maddesine “Hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).

Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehin edilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur...." olarak düzenlenmiştir.

89/1 haciz ihbarnamesi; icra dosyası borçlusunun üçüncü kişilerde bulunan alacak ve malını haczetmek amacıyla kullanılan bir icra yöntemdir. İcra memuru, alacaklının talebi olması halinde üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi göndermek zorundadır. Haciz ihbarnamesinin borçlunun babasına, annesine, eşine, akrabalarına hatta komşularına gönderilmesinde hukuken herhangi bir engel bulunmamaktadır. Bunun dışında uygulamada sürekli olarak karşımıza çıkan durum; borçlu şirketin ortaklarının da üçüncü kişi sayılmasından dolayı şirket ortaklarına yönelik üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesidir.

Maaş haciz müzekkeresi nedir?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun "Kısmen haczi caiz olan şeyler" başlıklı 83.Maddesinde "Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haciz olunabilir. Ancak haciz olunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez." yer alarak hukuk sistemimizde yerini almıştır.

Maaş haczi ile alacaklı, icra müdürlüğü aracılığı ile borçlunun işvereninin adresine gönderdiği maaş haciz müzekkeresi ile borçlunun maaş, ücret, prim vb. gelirlerinin bir kısmını talep ettiği bir düzenlemedir.

İş Hukuku

İşverenin sorumlulukları nelerdir?

4857 Sayılı İş Kanunu'nda işverene görev ve sorumluluklar yüklemiş olup bunlar;

  • Çalışanların sağlığını ve güvenliğini sağlamak.
  • Mesleki eğitimi sağlamak.
  • Ücret ödeme yükümlülüğü.
  • Çalışanlara eşit davranma yükümlülüğü.
  • Çalışan haklarına önem verme ve güvencelerin sağlanması yükümlülüğü.
  • Birimler arası koordinasyonun sağlanması yükümlülüğü.
  • Denetleme yükümlülüğü.
  • Risk değerlendirmesi yapma yükümlülüğü.
  • Sağlık gözetimini yerine getirme yükümlülüğü.
  • İş kazasını bildirme ve kayıtlara tutma yükümlülüğü, olarak düzenlenmiştir.
İşçinin görev ve sorumlulukları nelerdir?

4857 Sayılı İş Kanunu'na göre düzenlenen işçinin görev sorumlulukları;

  • Çalışma koşullarına uygun ve özenli iş görme borcu.
  • İş yerinin düzeni ile ilgili talimatlara uyma borcu.
  • İşverene sadakat borcu.
  • Çalışma saatlerine uyma.
  • İş yerinde, işverene ve diğer işçilere karşı genel ahlaki ilkelere uyma borcu.
  • İşveren tarafından uygulanan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyma.
Kıdem tazminatına nasıl hak kazanılır?

İşçinin, iş akdinin sona ermesi halinde kıdem tazminatı alacağına hak kazanabilmesi için belirli şartlar bulunmaktadır. Bunlar;

  • 4857 Sayılı Kanununa göre işçi sayılmak.
  • İş akdi süresinin 1 yıldan fazla olması.
  • İş sözleşmesinin belirli nedenlerle sona ermesi.
İhbar tazminatı ve şartları nelerdir?

İhbar tazminatı, tarafların iş sözleşmelerinde sürelere uymadan haklı bir neden olmadan, iş sözleşmesinin fesih halinde 4857 Sayılı Kanun uyarınca düzenlenen bir hak olup, bu sürelere uymayan işçi veya işveren tarafından ödenmesi gereken tazminattır.

İhbar Tazminatının Şartları;

  • Belirsiz süreli bir sözleşme olmalıdır.
  • İşçi veya işveren bakımından haklı bir fesih sebebi bulunmamalıdır.
  • Kanunda öngörülen ihbar sürelerine uyulmadan iş akdi feshedilmiş olmalıdır.
Fazla mesai nasıl ispat edilir?

Fazla mesai alacağının ispatında işçi, fazla çalışma yaptığını; işveren ise yapılan fazla çalışmanın ücretinin ödendiğini ispatlamak zorundadır. İşçinin, fazla mesai ile çalıştığının ispatı ise tanık, iş yeri kayıtları, işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri içerisindeki yazışmalar ile yargılama sürecinde delil olarak kullanılabilecektir.